2015 Mayıs Yazısı
Karabağ Güncesi nasıl doğdu ?

Uzun yıllarını yurt dışında geçiren bir insan olarak , çeşitli ülkelerde onlarca farklı milletten dostlarım oldu. Tanıdığım bu güzel insanlardan birisi de tesadüf eseri karşılaştığım bir Rus gazeteciydi. Ülkesinden tatil amaçlı olarak İngiltere'ye geldiğini öğrendiğim "İgor" isimli gazeteciyle konuştukça hayatının serüvenlerle dolu olduğunuda öğrenmiş oldum.

Bir savaş muhabiri olarak İgor'un soğuk savaş öncesi ve sonrası tanık olduğu savaşlar ve izlenimlerini dinlemek ,oldukça keyifli ve bilgilendirici bir tarih dersi tadındaydı. İgor'un 90'lı yılların başındaki savaş izlenimlerinden hayatının dönüm noktasını Karabağ Savaşı olduğunu söylediğinde nedenini oldukça merak etmiştim.


Rus muhabir dostumun anlattığına göre aynı gazetede çalıştığı sevgilisi ile yaşadığı sıkıntılı günlerde , gazetenin patronundan kendisini uzak bir bölgeye göndermesini rica etmiş. Aynı dönemde dört bir yanında etnik çatışmaların yaşandığı bölgelerin içinden, Dağlık Karabağ'a gitme isteğinin ise kendi seçimi olduğunu öğrendim. Rus gazeteci İgor'un iki ay boyunca kaldığı askeri kamplardaki macerası ve kitabın sonundaki süpriz finali ise Karabağ Güncesini okuyacak siz değerli okuyucularımın yorumlarına bırakıyorum.


Son olarak şunu belirtmek isterim ki , bu kitabı yazmamanın amacı Dağlık Karabağ'da yaşanan acıları deşmek değil , gerçeği olduğu gibi göstererek iki komşu halkın arasındaki kin , nefret ve düşmanlığı biraz olsun azaltmak çabasıdır. Bu çaba dolayısıyla en zor şartlarda bile insan kalabilen ve en çok kendi ülkesini eleştiren dürüst ve tarafsız gazeteci dostum İgor'un hikayesini bir roman tadında sizlerle paylaşmak istedim. Acıların , katliamların yaşanmadığı , çocukların ölmediği bir Kafkasya dileğiyle...

Ali Ekinciel