2017 Eylül
Orta Doğu Masasında Kürtler

Binlerce yıllık Orta Doğu coğrafyasının kadim halklarından biriside Kürtler. Asırlar boyu Mezapotamya bölgesinde güçlü imparatorlukların bünyesinde var olan Kürt halkı günümüzde de çeşitli ülkelerin çatısı altında var olmakta. Son yıllarda Irak ve Suriyenin toprak bütünlüğünün bozulması ise Kürt topluluklara I.Dünya Savaşından bu yana fırsatını aradıkları bağımsızlık için bir ışık yakmış durumda. Batı İran dağlarının eteklerinden Irak kuzeyi ve Suriye'nin Afrin bölgesine kadar uzanan coğrafyada silahlı güçlerle yaşayan Kürt halkları ise kendi aralarında henüz tam anlamıyla birlik oluşturabilmiş değiller. Şimdilik bağımsız devlet aşamasına geçmek için harekete geçen tek organizasyon ise Mesud Barzani önderliğindeki Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi.


2001 ABD işgalinden bu yana komşumuz Irak devleti uzun ve yourucu bir kaos döneminin içinden geçmekte. IŞİD terörü ile uzunca süredir mücadele eden merkezi yönetim ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi Musul'un IŞİD'den kurtarılmasıyla karşı karşıya gelmiş durumda. Bağdat yönetiminin zayıflığından istifade etmek isteyen Peşmerge yönetimi ise bağımsızlığın tam da zamanı olduğunu düşünüyor. Bu amaç uğrunda Mesud Barzani 25 Eylül tarihinde bölgesinde bir bağımsızlık referandumu yapacağını tüm dünyaya duyurdu. Bu karar ise İran , Türkiye ve Irak merkezi yönetimi tarafından sert bir şekilde karşılandı. Bölgede Kürt grupların hamisi olan ABD ise bağımsızlık referandumuna karşı olduğunu açıklamasına rağmen bir yandan da Kürt güçlere tırlar dolusu silah göndermekten geri kalmıyor.


Referanduma sayılı günler kala bölgenin önemli güçleri özerk yönetime ateşle oynamamasını nasihat ederken Barzani'nin bu uyarıları şimdilik dikkate aldığı söylenemez. Dünya kamuoyunu düşündüren ise bu referandumun gerçekleşip bağımsızlık kararı çıkması halinde bölgede tansiyonun yükselmesi. Böylesi bir sonuçta İran , Türkiye ve Irak merkezi hükümetinin Kürtlere nasıl bir cevap vereceğini şu an için kimse bilmesede Tahran , Ankara ve Bağdat'ın askeri müdahale seçeneğinin masada olduğu bilinen bir gerçek.


Bölge ülkelerinin bu referanduma karşı çıkmasının yanında diğer Kürt gruplarında Barzani yönetimine pek sıcak bakmadığını biliyoruz. Türkiyede ki Kürt hareketi temsilcileri şu anda seslerini çıkarmasada Barzani ile hiç bir zaman anlaşamadıkları bilinen bir gerçek. Irak'ın kuzeyinde hakimiyet için peşmerge ve terör örgütü PKK'nın sıklıkla çatıştığı da bilinen bir gerçek. Bunun yanı sıra Suriye kuzeyinin terör örgütleri PYD ve YPG'nin ise Suriyede ayrı bir kanton kurma çabasında olduğundan Barzani güçleriyle arasında kesin bir ayrılık ve güç mücadelesi bulunmakta.


Kürtlerin bu bölünmüşlükle tek bir bağımsız devlet kurma hayali şu an için zor görünmesine rağmen komşu ülkelerin vereceği tepkiler de bu yolda ayrı bir önem arz ediyor. Diğer taraftan Kerkük gibi Türkmenlerinde ağırlıklı yaşadığı bölgelerde yapılacak bu referandumun etnik çatışmalar çıkarabileceği ve bölgede ki istikrarsızlığa su taşıyabileceğinide unutmamakta fayda var. Kanaatimce Kürdistan Bölgesel Yöneticilerin Irak'ta ki etnik ve mezhepsel dengeleri zorlamadan birlikte yaşamı savunmaları şu an için tek mantıklı seçenek gibi görünüyor. Aksi takdirde fitili ateşlenen bir iç çatışmanın yeniden IŞİD terörüne yol vereceği ve ülkeyi tekrar bir kan gölüne çevireceği aşikardır.

Ali Ekinciel