2017 Aralık
Kutsal Şehir Kudüs

Ortadoğu denince akla ilk gelen İsrail-Filistin sorunudur. Bölgenin son yıllardaki Irak ve Suriye iç savaşlarının gölgesinde kalmış bu bitmeyen sorunu ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak görme kararıyla tekrar alevlendi. Amerikan başkanlarının hepsinin seçim vaadlerinde yer alan bu karar daha önce hiç uygulanmamıştı. Buna rağmen Donald Trump Ortadoğuda ve Dünyada çok tepki çeken bu kararı onaylandı. Peki Amerikanın pimini çekip bıraktığı bu bombanın bölgeye sonuçları neler olabilir ?


Kudüs yeryüzündeki en kutsal şehirlerden birisi. Yahudilerin milattan önceki büyük tapınağı bu bölgedeydi. Daha sonra Hz.İsa'nın çarmıha gerilerek öldürüldüğü ve tekrar dirilerek gökyüzüne bu şehirden çıktığına inanılıyor. Hz. Muhammed S.A.V'in İslamiyet'in yayılmasında önemli bir nokta olan Kudüs'ten Miraç'a yükseldiği ve Mescid-i Aksa'nın burada inşa edildiği bilinmektedir. İslam için önemli olduğu kadar Yahudi ve Hristiyan dinleri için kabul gören bazı yapıtaşları burada bulunmaktadır. Belkide bu özelliği nedeniyle Ortadoğunun bitmeyen savaşlarının merkezinde yer alan bu kutsal kent herkes için önem arz ediyor.


Tüm dinlerin hac yerlerini barındıran bu kent ise Osmanlı İmparatorluğunun çöküşüyle yavaş yavaş İngilizlerin gözetiminde bölgeye yerleştirilen Yahudilerin eline geçmeye başladı. 1940'ların sonunda gelindiğinde Arapların gerçeği fark ederek birlik olmaları ise fayda vermeyecekti. Birleşmiş Arap ülkeleri Batının silahlarla besleyerek kurduğu İsrail devletini savaşlarda bölgeden çıkaramadıkları gibi yeni toprak kayıplarınada engel olamadılar. Uzun yıllar kanlı bir savaşın ve direnişin merkezi olan bölgede ise zaman zaman durulan zaman alevlenen bir durum hakim.


ABD yönetiminin bölge barışını hiçe sayan Kudüsü başkent olarak görme kararına İslam dünyasından beklenenden daha sert bir yanıt geldi. İstanbulda toplanan İslam İş Birliği Teşkilatına bağlı Müslüman ülkelerin ilk defa ortak bir karar almaları kayda değer bir gelişmeydi. Özellikle Suudi Arabistan ve İran'ın ortak bir protokolde bulunması dahi bölgenin geleceği ile ilgili önemli bir gelişme olarak görülebilir. Buna rağmen Filistin mücadelesinin sürdürülebilmesi için çok daha önemli adımların atılması gerektiğide görünen bir gerçek. Küdus gibi kutsal şehirlerdeki sorunların adaletle çözülebilmesi için ise Vatikan gibi ülkelerden bağımsız bir yapıda olmaları gerektiğini düşünmekteyim. Yılın bu son yazısını bölgemizde barışa doğru adımlar atılmasını temenni ederek bitiriyor herkese mutlu seneler diliyorum.


Ali Ekinciel